Bugün dev dikenlerimi kestiler. Dal budak diye bildiğim uzantılarımı, bağlarımı, bağlantılarımı yonttular, budadılar. Zarar veriyorlarmış artık bünyeye. Fazlalıkları mı aldılar, yüzeysel miydi, kökte zaten onlar yok muydu, bilmem.
Çok sevdiğim tül eteğimin ucuna takılan kancalar, süslü püslü, cicili bicili, çıngıraklı çengeller. Eteğimin ucunda sallanan…
Devamlı logar kapaklarının ızgarasına takılırlardı. Yürüsem kapak açılır diye; öylece dururdum, kalakalıp.
Bazen de yürürdüm tüm dermanımı bacaklara verip… Hiç yırtılmazdı etek..
Kancalar kopmaz..
Kapak açılır, sakladıkları ortaya saçılırdı da; eteğe bir şey olmaz idi..
Fakat bugün belki de o kokona etek yırtıldı.
Yeteri kadar zorlanınca kumaşın zayıf yerinden, iplikler çekmiş nihayet..
Sonunda koptular..
Tüm o çıngıraklı zamazingo kancalar kalkaldı takıldığı yerde..
Sonsuza dek ayrıştı benden
Sevdiğim eteği daha da bir sever oldum
Korktuğum gibi çıplak da kalmadım üstelik..
Diz boyu yerden yırtıldı..
Kurtuldum sanırım..
diye yazacağım yakında Umarım 🙏
——Eylül 2026——
Mustafa Bey’in anısına..
Saygı, minnet ve Rahmetle..
Bir Cevap Yazın