Cover 2

By

Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak/Yılmaz Erdoğan (the original :))

her şey yapılabilir 
bir beyaz kağıtla 
uçak örneğin uçurtma mesela 
altına konulabilir 
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için 
sallanan bir masanın 
veya şiir yazılabilir 
süresi ötekilerden kısa 
bir ömür üzerine. 

bir beyaz kağıda 
her şey yazılabilir 
senin dışında 
güzelliğine benzetme bulmak zor 
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan 
her şeyden 
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor 
belki tabiattadır çaresi 
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin 
ve benim 
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim 
anlarım bitkiden filan 
ama anlatamam 
toprağın güneşle konuşmasını 
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla 

sen bana ışık ver yeter 
bende filiz çok 
köklerim içimde gizlidir 
gelen giden açan soran bere budak yok 
bir şiir istersin 
“içinde benzetmeler olan” 
kusura bakma sevgilim 
heybemde sana benzeyecek kadar 
güzel bir şey yok 

uzun bir yoldan gelen 
tedariksiz katıksız bir yolcuyum 
yaralı yarasız sevdalardan geçtim 
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu 
her şeyi anlattım 
olan olmayan acıtan sancıtan 
bilsem ki sana varmak içindi 
bütün mola sancıları 
bütün stabilize arkadaşlıklar 
daha hızlı koşardım 
severadım gelirdim 
gözlerinin mercan maviliğine 

sana bakmak 
suya bakmaktır 
sana bakmak 
bir mucizeyi anlamaktır 

sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır 
aşk sorgusunda şahanem 
yalnız kelepçeler sanıktır 
ne yazsam olmuyor 
çünkü bilenler hatırlar 
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar 
bahçıvanlar değil tüccarlardır 
sen öyle göz 
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı 
sen teninde cennet kayganlığı iken 
sana şiir yazmak ahmaklıktır 

bir tek söz kalır 
dişlerimin arasından 
ben sana gülüm derim 
gülün ömrü uzamaya başlar 

verdiğim bütün sözler 
sende kalsın isterim 
ben sana gülüm derim 
gül sana benzediği için ölümsüz 
yazdığım bütün şiirler 
sana başlayan bir kitap için önsöz 

sana bakmak 
bir beyaz kağıda bakmaktır 
her şey olmaya hazır 
sana bakmak 
suya bakmaktır 
gördüğün suretten utanmak 
sana bakmak 
bütün rastlantıları reddedip 
bir mucizeyi anlamaktır 
sana bakmak 
Allah’a inanmaktır

Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak/ someone (the çakma:))

Her şey yapılabilir

Bir beyaz kağıtla 

Kalp örneğin popo mesela 

Altına konulabilir 

İki yüzlü olduğu için 

Bir yanağı diğerinden 

Farklı olan bir suretin

Veya şiir yazılabilir 

Süresi ötekilerden kısa ama daha anlamlı bir ‘takılma’ hikayesi üzerine 

Bir beyaz kağıda her şey yazılabilir 

Senin dışında 

Korkak heveskarlığına benzetme bulmak zor sen iyisi mi sana benzemeye çalışan tüm sırtlanlardan;

Bir çakal Nuri bir adını deliye götünü çalıya veren deli Selim’den sor

Belki ortamlardadır çaresi senin bir çatlağa bu kadar Benzemenin

Ve benim 

Bilinci ruminasyonlu bir obsesif çılgınlığımın

Anlarım ottan boktan 

Ama kabullenemem 

Aldatılmış, hırpalanmış, kandırılmış olmayı; bir yandan düzgün bir adama benzeyen sen yoluyla

Sen bana fikir ver yeter 

Ben de üretim çok

Aptal hayalperestliğim dışımda gizlidir

Terapi merapi ilaç milaç plasebo mindfulluk yok

Senden öğrendim 

Benzetmeler güzelmiş 

Kusura bakma sevgilim; ben kendimi senin beni benzettiğinden daha iyi benzettim

Ehven-i beşer dedik bağrımıza bastık

Abdurrahman Çelebi’ye de razıydık 

Keçi değil çakal çiyan çıktın

Yine de bir umut düzelirsin sandım 

Her şeyi anlattım 

Olan olmayan bozulan düzelen 

Bilsem ki filmlerdeki gibi bir ölümcül hastalığın falan vardı 

Beni üzmemek, vicdana yük olmamaktı utanıp gitmenin nedeni

O zaman ömrümün sonuna kadar senden özür dileyip

İsviçre’ye gidip ötenazi yaptırıp tüm organlarımı sana bağışlardım 

Belki de öyledir çok düşük bir ihtimal de olsa 

Ama kuvvetli muhtemel artık sen de herkes Gibisin çoktan..

Çünkü senin filmlerin daha ziyade nefret, şiddet, abuse ve aşağılama temalı imiş;

Çok üzgünüm ama nefret de sevginin ikizidir; şifalandırılmayı bekleyen

Bunu bilen bilir değil;

Herkes bilir

Hem yapılmış hem yapma putlar ‘satan’lar

Tapanlar değil, bunu kabullenemeyenlerdir

Sana bakmak korkuya bakmaktır 

Sana bakmak kendine ihanet etmektir 

Sana bakmak sen kendini -kendine haksızlık ederek aslında- az hissetme diye karşında kendini azaltmak sonra da kendin apaz kalmaktır

Sana bakmak bir mucize olabilecekken geldiğimiz tüm bu hallerdir

Bu şiirin orijinalini okuma, hatta daha iyisini yazma ihtimali varken

Senleyken ne umdum ne buldum dedirten Murphy amcanın tüm kanunları

Bak bir de bana bu şiiri böyle evirtti

Kaç kişiydik mesela 

Biz bacılar, sen zedeler kaç kişiydik 

Kim kimin üstüne gelmişti kim kimin altında kalmıştı 

Ya da eksik olan neydi yalan dolan hile hurda sebebi 

S.ks miydi mesela heyecan ya da 

Yoksa sadece para mıydı 

Bir yalım bile yok/alanım yok diye ben tutturmayınca senin mi tutturasın tuttu yoksa?

Sen kırılmamak için hep beni kırmayı hatta görünen o ki satmayı tercih ettin 

Sen bana fazlasın dediğinde git daha azını bul demediğim için 

Anlamaya çalıştığım için ben çılgın aşık, değersiz kadın

Sen sallamayan adam oldun 

Umarım hesabımız dürülmüştür

Keşke seni tanımasaydım diyemiyorum 

Her şeye rağmen seni tanımak anlamak Kabullenmek benim için bir üst seviyeye geçmek demek

Sana bakmak toplumun çoğunluğuna bakmaktır

Sana bakmak bir slime gibi nereye çeksen oraya gidecek imalı söz ve hareketlerini hep olumluya yormak

Fakat yine de art niyetli ilan edilip, sonunda enayilendiğinle kalmak

Belki de birbirimize yansıttığımız tüm patolojileri, haksız bir şekilde, tek bünyeye mal ve terk edip

El ele tutuşup çıkılan bu terapi tadındaki aşk hikayesinde

Teşhis, tedavi ve tüm yük/masrafları

Tek bünyeye, -sözde hassas kalp :p pehh- yıkmak

Tüm faturayı ‘agaya’ ‘kitleyip’ züğürtü iyice züğürtleştirmek; deliyi iyice delirtmek, suskunu bülbül; çenesizi lal etmek

Birbiriyle şifalanabilecekken zehirlenmeyi tercih etmek

Hatta şifayı kendine alıp, zehri karşıya içirmek

Sonra da dönüp ölen ölür; kalan sağlar bizimdir düsturuyla yoluna devam edip

Önündeki maçlara bakabilen insanlardan oluşan acımasız bir toplumda yaşadığımızı kabullenebilmek demektir

Sana bakmak, basit düşünmek gerektiğini devamlı tekrarlayan seni muhatap almayan bana

Aslında baştan beri kestiğin ve çok da amatör olduğun oyunculuğun karşısında;

Başrol teklif edilirken, konuk oyuncu olmak konusundaki ısrarını anlayıp

Sonunda basit düşündürecek kadar o okkalı silleyi tarafından yemek

Demektir

Sana bakmak Yaşar ustanın

O iyi insanlar o güzel atlara binip gittiler 

Demirin tuncuna insanın piçine kaldık dizelerini

Ya da Arif ustanın yine; Hadi gel ay karanlık itten aç yılandan çıplak vurgun ve bela gelip durmuşsam kapına var mı ki doymazlığım ille de ille sevmelerim sevmelerim gibisi

Dizelerini mırıldanabilecekken ne yazık ki bana 

Dört yanım puşt zulası dost yüzlü dost gülücüklü cigaramdan yanar alnım öperler suskun hain Çiyansı dört yanım puşt zulası dönerim dönerim çıkmaz en leylim gecede Ölesim tutmuş

Dizelerini hatırlatan; tüm insanlık müsvettelerine bakmak demektir

Sana bakmak senin sebebini anlayıp, bu nedenle yine de sevip, seni olduğun halinle kabul etmek, kalmak istediğin yerde bırakmak

Sana bakmak bir bilmeceyi artık çözmeye değer bulmayıp, hatta zaten çoktaaan çözmüş olduğunu idrak edip

Olmazı oldurma hastalığından iyileşip; sadece bir kul olduğumu hatırlayıp

Allah’a inanmaktır.

Posted In ,

Bir Cevap Yazın

Felicetue sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin